Ana içeriğe atla
BİLYONER.COM

 

BİR GEMİ YOLCULUĞU REHBERİ

Yeni yeni farkına vardı Türk gezginleri turistik gemi yolculuğunun. Ve artık eskisinden daha da popüler hem dünyada hem ülkemizde.

Önceden sadece üst düzey gelir grubunda olanlar yararlanabiliyordu. Gemi sayılarının ve yolcu kapasitelerinin artması rekabete yansıyınca fiyatlarda yaşanan düşüşlerden sonra orta gelir grubundan kişiler de yararlanır oldu.

Öyle ki bir haftalık gemi seyahatinin fiyatı, şık bir otel ya da tatil köyü ile aynı rakama gelmeye başladı.

GEMİ

                                                    ***

Bavul toplamadan, havaalanlarına saatler öncesinden gitmeden seyahat edebilmek, hep aynı kabinde kalmak, aynı yatakta uyumak ama her gün ayrı bir coğrafyada uyanmak, indiğiniz liman kötü bile olsa temiz bir kabine döneceğinizi, lezzetli yemekleri yiyeceğinizi bilmek..

                                                    ***

Düşünsenize gece yatıyorsunuz gemi bir şehrin limanındayken, sabah perdeleri açtığınızda bambaşka bir şehir karşılıyor sizi.

                                                    ***

Gemilerin çoğunda kumarhane, spor salonu, güzellik merkezi ve spa, gümrüksüz alışveriş mağazaları, çocuk kulübü, yüzme havuzları ve revir var. Bazı gemilerde 24 saat açık büfe, değişik ülkelerin mutfaklarını deneyebileceğiniz restoranlar da bulunuyor. Bunların bazılarından ekstra bir giriş parası ödeyerek, bazılarından ise ücretsiz yararlanabiliyorsunuz. Ismarladığınız bir şişe şarap çok gelirse dert etmeyin, bir başka gece yemek yiyeceğiniz diğer bir restoranda   kalanını içebiliyorsunuz. Sizin adınıza saklıyorlar çünkü.

Yemek sonrasında ise çok güzel gösteriler sizi bekliyor. Değme müzikalleri, tiyatroları, konser ve sirk gösterilerini seyredebiliyorsunuz deniz üstünde. Yüzen otelinizin yüzen konser ve tiyatro salonunda. Canınız sadece müzik dinlemek istiyorsa canlı müzik yapan çok sayıda bar mevcut bu tür gemilerde. Dalga havuzları, açık hava sinemaları, buz pateni pistleri, tırmanma duvarları olan gemiler de diğerlerinden farklı olarak ön plana çıkıyor

                                                    ***

 

Gemi yolculuğu 19. yüzyıldan beri turizm sektöründe önemli bir rol oynuyor. Eskiden kıtalararası yolculuk için kullanılan büyük gemiler artık dünyanın dört bir bucağında gezginleri ağırlıyor. Şimdi efsanevi denizlere açılmanın, büyülü güzellikteki dünya cennetlerine doğru keşfe çıkmanın tam zamanı. Toplayın bavulları, demir almaya az kaldı.

GEMİ_1

 

                                                    ***

Gemi yolculuğunda nelere dikkat etmek lazım?

Limana ilk geldiğinizde sizden rezervasyon evraklarınızı alarak, bir resminizi çekiyorlar ve size bir “cruise card” ya da “boarding card” veriyorlar, pasaportunuz ise vize mecburiyeti olan limanlara uğranılıyorsa, geminin resepsiyonunda muhafaza ediliyor. Gemilerin çoğunda kimlik, kredi kartı ve oda anahtarı olarak geçen bu kartı sakın kaybetmeyin. Bu kartla gemiye girip çıkıyorsunuz. Odanızın kapısını genelde bu kart açıyor. Geminin alışveriş merkezinde, barlarda, restoranlarda, ekstra her harcamanızda nakit yerine bu kartı kullanıyorsunuz. Kredi kartınızın slibini resepsiyona bırakırsanız, bütün harcamaların faturası son gece kapınızın altından kabininize bırakılıyor. Hesap doğruysa başka bir işlem yapmanıza, kuyruklarda beklemenize gerek kalmıyor.

                                                    ***

Bazı gemilerde koyu takım elbisenin şart olduğu resmi geceler düzenleniyor. Kıyafetinizi unuttuysanız dert etmeyin, ücreti mukabilinde smokin bile kiralayabiliyorsunuz!

                                                    ***

Gemilerde genelde yemeklerin iki ayrı saat düzeni var. Saat 18.00 veya 20.00 gibi iki alternatif sunuyorlar. Bu seçeneklerden birisini seçmeniz lazım. Bu arada restoranların  bazılarında garsonluk yapan  Türkler de var. Garsonunuzun Türk olması sizi İngilizce olan menüleri tercüme etme zahmetinden kurtarıyor. Restoranlarda her gün ayrı bir menü çıkıyor. Bazen Fransız, bazen İtalyan geceleri yapılıyor. Kaptanın Veda Yemeği, Karayipler Gecesi gibi ilginç temalı menüler de belli günlerde yolcuların beğenisine sunuluyor. Yemek alternatifleri o kadar çok ki. 24 saat açık büfeler, 5 çayları, gece büfeleri, her şeyin sadece çikolatadan yapıldığı çikolata çılgınlığı büfeleri. Gemilerin çoğunda ücretsiz oda servisi var.

 

                                                    ***

Gemideki  programların, varılacak limanlarla ilgili bilgilerin ve etkinliklerin yazıldığı günlük gazete bir gece öncesinden odanıza bırakılıyor. Böylece bir sonraki gününüzü önceden programlayabiliyorsunuz. Kabinlerdeki televizyonlardan, geminin çeşitli noktalarındaki kameraların görüntülerini, kaptan köşkünden görünenleri  dışarı çıkmadan seyredebilirsiniz.

                                                    ***

Gemilerde internet, telefon hizmeti bulunuyor, dünyanın önemli gazetelerini uydu aracılığıyla basıp odanıza getiriyorlar. Bu hizmetler oldukça pahalı, ancak indiğiniz her limanda internet café ve telefon bulabiliyorsunuz.

                                                    ***

Gemilerde çalışan personel işini çok iyi yapıyor, bunun nedeni de kazançların büyük kısmının bahşişlerden gelmesi. Çoğu gemide içtiğiniz her içkiye doğrudan %15 bahşiş ilave ediliyor. Genelde oda temizlikçilerine, restorandaki  garson ve baş garsonlara bahşiş veriliyor. Bazı şirketler de “bunu hiç dert etmeyin” diye hesabınıza her gün 10$ civarında bir tutarı bahşiş olarak kaydediyorlar!

                                                    ***

Gemilerde penceresi  olmayan, içerde kalan kabinler daha ucuz. Kabini sadece yatmak için kullanacaksanız uygun olabilir. Klostrofobikseniz, kendinizi mezara girmiş gibi hissedebilirsiniz. Obstructed view (Kısıtlanmış Manzara) diye  geçen kabinlerin önünde genellikle filika veya gemiye ait bir başka parça var, bu da aslında kamaranızdan fazla bir manzara göremeyeceğiniz anlamına geliyor. Geminin başındaki kabinler makine dairesinden uzak oldukları için sessizler ama dalgada sallanmayı daha fazla hissettirirler. Gerçi yeni nesil gemilerde dalgalardan sallanmasını en aza indiren hidrolik stabilizatör sistemi var. Eğer denizde geçirilen gün sayısı fazlaysa balkonlu kabinleri tercih edebilirsiniz.

                                                    ***

Silversea Cruises

Dünyanın en lüks gemi şirketlerinden biri olarak kabul edilen Silversea Cruises, toplam 9 butik tarzda olan küçük gemisi ile dünya denizlerinde geziler düzenliyor. Akdeniz ve Karayipler gibi klasik seyahatlerin  dışında Galapagos Adaları, Antarktika, Afrika-Hint Okyanusu ve Uzakdoğu gibi büyük gemilerin yanaşamadığı limanlara da gidebiliyor. Silversea küçük lüks gemilerden hoşlananlar, yeni limanları keşfetmekten keyif alanlar  için tasarlanmış..

 

Silversea gemilerinin 2018’de düzenleyeceği geziler hakkında ayrıntılı bilgi için Türkiye yetkili satış acentesi Cruise Brands ile iletişime geçebilirsiniz. (www.cruise-brandstr.com 0212 291 61 41)

 

 

Haydi gelin biraz da bu gezilerden bir kaçını anlatayım sizlere.

Kuzeyin Güzelleri: İskandinavya ve Baltık ülkeleri
 

Kültür, sanat ve yeşille bezenmiş  kentler arasında unutulmaz bir yolculuk yapabilirsiniz bu turlara katılırsanız.

Baltık Denizi’nde beyaz gecelerin tadını çıkarmak,

Hemen her yıl dünyanın yaşanacak en iyi şehirlerinden biri seçilen Kopenhag’ın güzelliklerini keşfetmek,

İsveç’in başkenti Stockholm’ün  müzelerinde  hayranlıkla dolaşmak,

“Kuzeyin kızı” olarak bilinen  Helsinki’de Finlilerin Asyalı köklerini aramak,

Rusya İmparatorluğu’nun görkemli günlerine tanıklık etmiş saraylar,  müzeler ve katedrallerle süslenmiş St.Petersburg’da zamana şahitlik etmek,

Estonya’nın başkenti Tallinn’in tarihi bölgesinde yaşama karışmak,

Dünyanın en küçük ama  en yeşil başkentlerinden biri olan Oslo’nun müze ve parklarını görmek istiyorsanız İskandinavya ve Baltık ülkelerine gidebilirsiniz.

                                                    ***

St. Petersburg bu rotadaki en cazip yerlerden biri. Ünlü yazar Dostoyevsky, çarların şehri St.Petersburg’u dünyanın en muhteşem kenti diye tanımlamış. Dünya tarihi için önemli olan çok sayıda esere sahip olan St.Petersburg UNESCO’nun Dünya Kültürel Mirası listesinde de yer alıyor. 1918'e kadar  St.Petersburg  olan adı 1924'te Leningrad diye değiştirilmiş, komünizm çöktükten sonra eski ismine yeniden  kavuşmuş.

 

                                                    ***

St.Petersburg gecenin neredeyse hiç yaşanmadığı “Beyaz Geceler” için de  ideal yerlerden biri. Şehir çok kuzeyde olduğundan 25 Mayıs - 16 Temmuz arası yaklaşık 50 gün boyunca hava geç kararıyor. 22 Haziran’da gün neredeyse 19 saat sürüyor. Vücut düzeniniz şaşıyor, yatmak istiyorsunuz ama dışarısı aydınlık. Beş milyonluk şehirde kırk tane nehir, nehir kolu ve kanal var o yüzden de yerleşim kırk iki ada üzerinde. Dolayısıyla da köprü enflasyonu söz konusu. Tam 407 tane! Eğitim seviyesi o kadar ileride ki nüfusun %30'u üniversite mezunu. Şehir Rusya’nın “Batıdaki penceresi” ve “Kuzeydeki Venedik” olarak da adlandırılmış.

                                                    ***

Dalgalı denizler yerine sakin nehirleri tercih edenler için Volga Nehri’nde turlar da var. Beyaz Gecelere denk gelen aylarda gidebileceğiniz turlarda Rusya’nın eski ve yeni başkentleri St.Petersburg ve Moskova bulunuyor. Volga’ya dökülen Moskova Nehri şehri renklendirdiği gibi ticari açıdan da önemli. 1146'da kurulan Moskova ringlerden oluşan bir şehir, tam ortasında da Kremlin ve Kızıl Meydan var. Stalin’in kızkardeşleri denilen birbirinin aynı yedi bina şehri süslerken kafaları da karıştırıyor.”Ya biraz önce buradan geçmemiş miydik?”oluyorsunuz. Azak, Hazar, Kuzey ile Baltık denizleri ve Karadeniz’e bu nehirden ulaşım imkanı olduğundan nehir turları çok keyifli.

 

 Güneyin Güzelleri: Akdeniz

Uygarlık tarihinin en gösterişli günlerini yaşamış ülkelerde, yüzyıllar öncesinin atmosferini hala koruyan muhteşem şehirler, müzeyi andıran sokaklar, farklı mimarilerin izlerini taşıyan görkemli binalar ve olağanüstü plajlar… İşte Akdeniz.

                                                    ***

Bu gemi turlarında güneşle denizin, kültür ve tarihle içiçe geçtiği unutulmaz tatil anları ve Akdeniz esintileri var. Roma’dan başlayan turlarla Napoli, Dubrovnik, Venedik, Sicilya, Barselona, Cannes ve Floransa’ya gidebilirsiniz. Yine Roma’dan çıkan turlarla Monte Carlo, Palma de Mallorca ve Tunus da seyahat adresleriniz olabilir.

Atina’nın Ege ile buluştuğu liman şehri Pire, Yunan adalarının eğlence durağı Mikonos da rotanızda olabilir. Arap kültürünün Akdeniz temsilcisi Beyrut, Güneş tanrısının evi olarak anılan Rodos, bazı gemilerin durduğu limanlar arasında bulunuyor.

 

Doğu Efsaneleri : Asya ve Hindistan

 

Asya kıtasında da çok güzel gemi turları var. Bangkok’dan başlayan bir yolculukta Sihanoukville (Kamboçya), Ho Chi Minh City (Vietnam), Singapur,  Kuala Lumpur- Penang (Malezya), Phuket (Tayland), Colombo (Sri Lanka) Goa- Mumbai  (Hindistan) ile devam edebilir, sonrasında Yeni Delhi’de soluklanabilirsiniz.

                                                    ***

 

Bangkok’ta kanallar ve her türlü taklit malı alabileceğiniz ünlü Pat Pong Pazarı turuna katılabilir, şelaleleri ve doğal parkları ile adeta bir cennet olan Kamboçya Sihanoukville’de muhteşem plajlarda yüzebilir, dünyada en fazla motorsikletin bulunduğu, Vietnam’ın batılı şehri Ho Chi Minh City’de Fransız Koloni döneminden kalma binaları, Binh Tay Pazarı’nı, Opera Binası ve Cholon adlı Çin Mahallesi’ni görebilirsiniz.

 

                                                    ***

Uzakdoğu’nun en modern ve en temiz şehri olan Singapur’da Orchard Caddesi, Çin Mahallesi, Merlion Anıtı, Sri Mariamman Hindu Tapınağı ve Sentosa Adası’nı gezebilirsiniz.

                                                    ***

Malezya’nın başkenti olan Kuala Lumpur’da ise Merdeka Meydanı, Kraliyet Sarayı, Parlamento Binası, Ulusal Camii ve İkiz Kuleler ilginizi çekebilir.

                                                    ***

Kuala Lumpur’dan sonra Malezya’nın en büyük şehri olan Penang’da 1000 Pagoda tapınağı, Tayland ve Burma tapınakları mutlaka görülmesi gereken yerler arasında bulunuyor.

 

                                                    ***

Tayland’ın  önemli turistik merkezlerinden biri olan Phuket Adası’nda, dünyaca meşhur plajlar olan Karon, Kata ve Kamala’yı görebilir ayrıca Patong Plajı’nda alışveriş yapabilirsiniz.

                                                    ***

 

Yüzyıllarca, Hindistan, Portekiz, Hollanda ve İngiliz sömürgesi olan Sri Lanka’nın başkenti Colombo’da Gangaramaya Budist Tapınağı’nı, Colombo Ulusal Müzesi’ni ve tarçın bahçelerini kaçırmayın. Hindistan’da sömürge döneminden kalma eski  Portekiz villalarını, Bom Jesus Bazilikası ve  Sri Mahalsa Tapınağı’nı göreceğiniz Goa, UNESCO Dünya Kültürel Mirası listesinde bulunuyor.

                                                    ***

 

Mumbai ise Kamala Nehru Parkı, asma bahçeleri ve Gandhi Müzesi ile öne çıkıyor. Tarih boyunca tam yedi kez kurulmuş olan başkent Delhi yeni ve eskinin iç içe yaşadığı bir şehir olarak ilginizi çekecek. Hintlilerin babası sayılan Mahatma Gandhi’nin sade kabrini ziyaret etmeyi unutmayın.

                                                    ***

Eee ne duruyorsunuz? Alın takvimi elinize ve başlayın planlarınızı yapmaya…

 

Paylaş :

marıtza

 

İSPANYA

Brandandmore

 

 

CRUISE BRANDS