Ana içeriğe atla
BİLYONER.COM

 

KARAKUTU - MIXER

Genç sanatçıların kendisine en çok yer bulduğu galerilerden biri olarak sayabileceğimiz Mixer, bu misyonunun kapsamını biraz daha genişleterek bu kez genç küratörler için bir görünürlük alanı yaratmanın peşine düştü.  Daha öncesinde üniversitelerin son sınıf öğrencileri için yaptığı açık çağrıyı bu yıl, Sanat Yönetimi, Kültür Yönetimi, Sanat Tarihi gibi bölümlerde okuyanları teşvik etmek için küratör adaylarına yöneltti. Mixer Sessions II adını verdikleri projede seçilen “Karakutu”, Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat Yönetimi bölümü son sınıf öğrencisi Burcu Bilir'in kurgusuyla görücüye çıktı.

BANU CARMIKLI

Daha önce işlerine rast gelmediğim yeni yetenekler keşfetmekten büyük keyif alıyorum. Mixer’deki sergi de benim için tam bir maden oldu. Taptaze 6 ismin, ortak bir başlık etrafında şekillenen, farklı medyumlarda ürettikleri çalışmalarını zevkle izledim. Güncelliğini koruyan ve küresel politik, ekolojik, sosyolojik gündem sebebiyle uzun zaman da koruyacak gibi duran; kentleşme, göç, şehir-toplum-kimlik ilişkisi, çevre ve mimari tarih bilinci, mekânsal bellek gibi konularda işlere imza atmış gençler, bireyselliklerinden de ödün vermemesiyle dikkatimi çekti. Söz konusu temalara karşı çizdikleri duyarlı tavırla, iç dünyalarını işaret eden ipuçlarını, sanatsal pratiklerine başarılı bir şekilde yansıtmışlar. Bu noktada eserleri ayrı ayrı birer karakutu gibi görmek mümkün. Serginin bütünündeki tutarlılığa baktığımızda ise arkasında titiz ve özenli bir küratoryal düzenleme olduğunu görebiliriz. Eserlerin birbiriyle olan diyaloğu, izleyiciyi manipüle etmeyen yalın sergileme biçimi de dikkatimi çeken detaylardan. İşlerin fikirsel zeminini temsil eden karakutu terimi, her birimizin bireysel ya da toplumsal düzlemde maruz kaldığı zorlanma ve sınırlanmaların iç dünyamızda yarattığı birikimi ifade ediyor diyebiliriz. Bu birikim, tıpkı her an yüz yüze geldiğimiz gerçeklikler gibi değiştirilemez olduğu kadar yok edilemez de. Sürecin sonunda kanıksanmış ve normalize edilmiş durumları yeniden yorumlamak, iç hesaplaşmamızı yapmak için karakutuyu açmak gerekiyor. Burcu Bilir önderliğindeki sanatçıların kalkıştığı tam olarak bu. Üretimleriyle hedefledikleri bu sorgulama, yalnızca kendilerine değil izleyiciye de yöneliyor.

Hatay-Rio De Janeiro-38x38cm-Haydar Akdag Serginin öne çıkan parçalarına gelirsek Burcu Pek’i ilk sırada sayabilirim. Yaşam  alanı, varoluş sınırları gibi konuları eleştiri düzlemine koyduğu, ironik kolajlarının  yanı sıra hem ekolojik hem de politik bir yoruma olanak tanıyan “Bir Avuç Toprak  İçin” yerleştirmesi de etkileyici çalışmalardan bana göre. Sade bir ifadecilikle  yarattığı “Göçmen Ev” işi ise belli konuların zihnimizdeki meşguliyetini  kaybetmesine izin vermemesi bakımından önemli. Atlas parçalarını dönüştürerek  yaptığı “Çevre/Merkez” serisiyle Haydar Akdağ bir diğer parlak isim. Harita üzerine  dikiş ve kolaj tekniğiyle stratejik öneme sahip 9 farklı şehri merceğe alan sanatçı,  coğrafi sınırlar üzerinden tanımlanan kültürel ve siyasi önderlik pozisyonları  üzerine bir tartışma alanı açıyor. Gerek görsel dil gerek alt metin açısından  oldukça beğendiğim bir çalışma oldu. Ayrıca Berka Beste Kopuz, Murat Han Er,  Volkan Parlak ve Zehra Doğan’ın fotoğraf, tuval, baskı üzerine çeşitli müdahale ve  tekniklerle ortaya koydukları yenilikçi eserlerini de keşfetme fırsatım olduğu için  çok memnunum. “Karakutu” 29 Temmuz tarihine dek mutlaka görülmeli.

 

 

 

Paylaş :

marıtza

 

İSPANYA

Brandandmore

 

 

CRUISE BRANDS